Özel Neslin Koleji

Gelecek Neslin Mimarı

Gelecek Neslin Mimarı

Gelecek Neslin Mimarı

Bizden Haberler

Neslin Koleji, genişleyen topluluğumuzla, yerel, ulusal ve uluslararası olarak, yaşamları dönüştürmek ve kamu yararını geliştirmek için kurs ve keşfetme gücünü kullanan hayati ilişkiler kurmaya kendini adamıştır .

TEOG'un Yerine Ne Geldi?

TEOG sonrası yeni dönem başladı! Sınavın ismi nedir? Ne zaman yapılacak?

Yapılan değişiklikler nasıl? Sınavı kaç oturumda gerçekleşecek? Liselere yerleştirmeler nasıl olacak? soruların yanıtlarını bu haberimizde derledik.

TEOG sınavının yerine gelen yeni sınav sistemi ile ilgili yeni gelişmeler gelmeye  devam e diyor. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından yapılan son açıklamaya göre TEOG yerine gelen yeni sınav sistemi zorunlu olmayacak. Nitelikli okulların üzerinden duran Bakan Yılmaz, öğrencilerin dilerlerse bu okullara kayıt olabilmek için sınava katılım sağlayabileceği gibi, evlerinin yakınındaki 5 okulu da tercih edebileceklerini aktardı. Liselere girişte yeni sınav sisteminin zorunlu olmadığını da belirten Yılmaz, öğrencilere örnek soruların önümüzdeki günlerde yayınlanacağını açıkladı. Peki yeni sınav sistemindeki açık uçlu sorular nasıl olacak? İşte TEOG sınavının yerine gelen yeni liselere giriş sınav sistemi...

"Liselere girişte yeni sistem tamamlandı" diyen İsmet Yılmaz'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

- Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek.

- Bundan sonra, adres bölgelerindeki liselere farklı akademik düzeylerde farklı ilgi ve birikimdeki öğrenciler gelecek, akademik çeşitlilik sağlanacak ve bu, okulun başarı seviyesini yükseltecek.

ÖĞRENCİ İSTEMEDİĞİ OKULA GÖNDERİLMEYECEK

- Hiçir öğrenciyi kendi ya da velisinin istemediği okula yerleştirmeyeceğiz...

- İşte şimdi bizim getirdiğimiz bu sistemde de evlatlarımızı kendi tercihlerini alacağız. Başvuru esnasında bir ekran önüne gelecek, bu ekranda 5 tercihte bulunacak.

HİÇBİR ÖĞRENCİ İSTEMEDİĞİ OKULA KAYDEDİLMEYECEK

-1 milyon 200 bin öğrencimiz var. Hiçbir öğrencimizi istemediği okul türüne yerleştirmeyeceğiz.

- Veliler, ortaokula kaydettikleri zaman evlatlarının bundan sonra hangi liseye gideceğini de bilebilecek. Dolayısıyla da ortaokulla lise arasındaki bir bağı biz kurmuş oluyoruz.

- Tercihe bağlı ve adrese en yakın okula yerleştirme olacağı için bu yaştaki öğrencilerin üzerinden sınav baskısı kalkmış olacaktır.

- Esas gayemiz sınavsız liselere geçişi sağlayabilmektir. Bunun için ne yapmak lazım? Bizim bütün liselerimizi fen lisesi ayarına, sosyal bilimler ayarına ve proje okulları ayarına çıkarmamız lazım. Bu yolda gerçekten çok büyük mesafe katettik, bunu gururla söyleyebilirim.

- Fen lisesi sayımız 302, öğrenci sayısı 120 binin üzerinde. 12 bindi öğrenci sayısı, 120 binin üzerine çıkardık. 10 kattan fazla arttırdık. Hiçbir bölümde böyle bir artış da yok.

İSTEYEN ÖĞRENCİ SINAVA GİRECEK

- Ülke genelinde belirlediğimiz farklı illerdeki sınırlı sayıdaki okulumuza sadece isteyen 8. sınıf öğrencilerimizin girebileceği bir sınav hazırladık, isteğe bağlı. Bu liselerin ismini ve sayısını mayıs ayı gibi açıklayacağız.

- Sadece isteyen öğrencilerin gireceği bir sistem getiriyoruz. Liseye geçiş için sınava girme mecburiyeti ortadan kaldırıldı... İsteyen girecek istemeyen girmeyecek...

- Yeni sistemin temel felsefesi sınava girmek isteğe bağlı. Velilerimiz çocuklarını bu sınava ister yönlendirir isterse de yönlendirmez. Bir liseye yerleşmek için bu sınava girmek zorunlu değildir. Mevcut TEOG'da mutlaka sınava girmek zorundaydınız. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı.

HER ÖĞRENCİ KENDİ OKULUNDA SINAVA GİRECEK

- Her öğrenci kendi okulunda sınava girecek. Sorular merkezden hazırlanacak. Türkiye'de aynı anda başlayacak.

- Bu sınavı haziran ayının ilk hafta sonu yapacağız. Okullar kapanmadan bunu yapacağız. Sınav sonuçlarını da haziran ayı içerisinde ilan edeceğiz.
- Sınav çoktan seçmeli soruların yer aldığı sözel ve sayısal sorulardan ve tek oturumdan oluşacak.

60 SORU SORULACAK 90 DAKİKA SÜRE VERİLECEK

- Toplam 60 sorudan oluşacak ve 90 dakikalık sorular. 6 – 7 – 8’nci sınıf ders müfredatına ve ders kitaplarımıza uygun şekilde yapacağız.

- Siz bizim müfredatımızla, ders kitaplarımızla çalışırsanız orada verilenleri alırsanız başka ihtiyacınız yok. Yerleşme amacıyla sınava giren öğrencilerimize 5 tercih veriyoruz. Ancak gerek bu sınava girenler, gerekse adrese yakın kaydedilecek öğrencilerin duyurusunu aynı anda yapacağız.

Ve biz şunu amaçladık. Okullarımız hayatın kendisi gibi olsun. Lisenin ilk günü öğrencinin göreceği başarılı ve başarısız algısını ortadan kaldırıyoruz.

ADRESE DAYALI YERLEŞTİRMEDE OKUL BAŞARI PUANI ÖNEMLİ

- Sınava girmeyen öğrenciler adreslerine en yakın liseye yerleştirilirken, okul başarı puanı etkili olacak.

ÖZEL OKULLAR ÖĞRENCİ ALMAK İÇİN AYRI SINAV YAPABİLECEK

Özel okullar öğrenci almak için isterlerse kendileri sınav yapabilecek. İsterlerse bizim yapacağımız sınav sonuçlarına göre öğrenci alabilecek.

Geçtiğimiz Pazar günü aileler merakla beklenen TEOG sonrası yeni uygulama için Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamalarına kilitlendi. Bakan Bey katıldığı Anadolu Ajansı programında; TEOG sonrasında ‘sade’ ve ‘anlaşılır’ bir modele geçiş için yapılan çalışmaların nihayete ulaştığını belirterek sözlerine başladı. Buna göre liseye geçişte artık öğrencilerin tamamının girmek zorunda kaldığı bir sınav modelinden vazgeçilmiştir. Yeni uygulamada, öğrencilerinin yaklaşık yüzde 90’ı adreslerine göre tespit edilen eğitim bölgelerinde liselere kayıt yaptırabilecek. Bunun için de herhangi bir taban puan uygulaması, sınav skoru talep edilmeyecek. Alınan bu karar son derece yerindedir. Şöyle ki, 4+4+4 eğitim reformu ile birlikte liseler zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. Lisenin zorunlu olduğu bir eğitim sisteminde liseye geçişin bütün öğrencileri kapsayacak bir sınavla gerçeklemesi halihazırda abesle iştigal etmekteydi. Ancak lisenin zorunlu olması ile oluşan talep artışının yönetilmesi için TEOG iyi bir geçiş süreci uygulaması olarak değerlendirilebilir. Fakat nihayetinde bir geçiş süreci modeliydi ve bir dönüşüme ihtiyaç olduğu açıktı.

Seçici okullar meselesi

Bakan İsmet Yılmaz açıklamalarına, az sayıda okulun sınavla öğrenci alacağını ekleyerek devam etti. Buna göre öğrencilerin yaklaşık yüzde 10’unu kapsayacak şekilde sınavla öğ-renci alan az sayıda ‘seçici’ okulun sistemde tutulacağı belirtildi. En üst yüzde 10’luk dilimdeki bu öğrenciler Bakanlık tarafından belirlenecek okullarda eğitimlerine devam edecek. Bu okullara fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve içerisinde Anadolu liseleri, tematik meslek liseleri ve Anadolu İmam Hatip Liseleri bulunan ‘Proje Okulları’ da dahil edilmiştir. Yüzde 10’un bütün okul türlerini kapsayacak şekilde tasarlanması eğitimde adalet ve eşitlik açısından yerinde olmuştur. Aksi halde özellikle meslek liseleri büyük bir darbe alabilirdi.

Türkiye’de üst düzey beceriler gerektiren sektörler için az sayıda okulun bu şekilde ‘seçici’ olması önemlidir. Dünyadaki iyi örneklerde de buna benzer ‘seçici’ okul uygulamaları vardır. ABD, Japonya, İngiltere, Singapur gibi pek çok ülke örneğinde bu tip ‘seçici’ okulları bulabilirsiniz. Hemen hiç bir ülkede bu okulların sayılarını artıran bir yönelim söz konusu olmamıştır. Bu tip okulların sayısı ve öğrenci oranı az tutulduğu takdirde eğitim sistemlerinde bir dengesizliğe ya da adaletsizliğe de yol açılmamış olur.

Bu okullara öğrenci almak için kullanılacak sınavın kapsamına ilişkin detaylı bir açıklama ise henüz yapılmamıştır. Bakanlık sadece 6., 7. ve 8. sınıf müfredatının bu sınav kapsa-mında olacağı, sınavın 60 sorudan sayısal ve sözel şeklinde iki bölümden oluşacağı şeklinde sınırlı bir açıklama yapmıştır. Öncelikle sayısal ve sözel gibi ayrımın sınavda yapılacak olması bu ayrımı ortaokul düzeyine indirmeye sebep olur ki bence okullarda derslere ilgiyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca yabancı dil gibi alanlar için de bu ayrımların bir karşılığı yoktur. Ayrımla-rın derslere göre yapılmasında fayda vardır.

Bununla birlikte kamuoyundaki, sınavda 60 sorunun az olduğu, Bakanlığın soru sayısını artırması gerektiği tepkisine ben de katılıyorum. Üniversiteye geçiş uygulamasında yapılan son revizyonda da Temel Yeterlilik Testinde soru sayısı 120’ye çıkarılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı da 100 soru çerçevesinde temel alanlarla ilgili sınavın kapsam geçerliliğini sağlayabilir. Ayrıca Bakanlık bu süreçte ortaokul ve liseleri ilişkilendirmeyi planlıyorsa, sınavın kapsamında da ortaokul müfredatının doğru soru tipleri ile test edilmesi elzemdir. Ancak bu yıl açıkla-ma Kasım ayında yapıldığı için sınavın kapsamının sadece 8. sınıf müfredatından olması gerekmektedir.  Bir eğitim uzmanı olarak, bunun eğitimde adalet için kesinlikle yerinde bir karar olacağı kanaatindeyim. Hatta gelecek yıl sınava girecek olan 7. sınıf öğrencileri için de sadece 7.-8. sınıf müfredatının sınav kapsamına alınması gerekir. Sadece, şimdi 6. sınıfta olan ve 8. sınıfta sınava girecek öğrenciler için sınavın kapsamını 6.-7. ve 8. sınıfı kapsayacak şekilde tasarlanabilir. Yani sınavın kapsamında tedrici bir uygulamaya gidilebilir. Kimse de mağdur olmaz. Soru tipleri ne türde olursa olsun böyle bir yaklaşım velileri de öğrencileri de rahatlatacaktır. Aksi halde eğitimde hiç sevmediğimiz okul dışı girişimler ve kaynak sorunu yine baş gösterecektir.

Dış kaynaklara yönelim

Yeni uygulama ile birlikte okul dışı kaynaklara; yani özel derslere, etüt merkezlerine (kapatılmış olsa da), ek kaynaklara ihtiyacın artıp artmayacağı konusu önemli gündem maddele-rinden biridir. Bakanlığın ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin iletişim süreçlerini sağlıklı işletmesi bu konuda öncelikli strateji olmalıdır. Bakanlığın iletişimde boşluk bıraktığı her nokta okul dışı girişimler ya da kaynaklar tarafından doldurulacaktır. Bununla birlikte sınavsız öğrenci alan liselerin eğitim kalitesinin artırılarak daha cazip hale getirilmesi ve beraberinde sınavla öğrenci alan seçici okulların sayısının zamanla azaltılması Bakanlığın önümüzdeki yıllarda yürütmesi gereken temel politika olmalıdır. Okullar arası akademik ve sosyal farklar azalmadığı müddetçe okul dışına yönelimin önüne geçilemez. Burada kastettiğim bir tür ‘vasatlaşma’ kesinlikle değil. Ya da tüm okulların orta kalitede olması meselesi değil. Vasatlaşmadan okulların niteliklerinin artırılması ve aradaki farkların kapatılması noktasında aşağıdaki 10 maddeyi öncelemek gerekmektedir:

1. Ortaokullarda rehberlik hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve profesyonelleşmesi.

2. Ortaokullarda ve liselerde düzenli izleme sınavlarının yapılması ve sonuçları ile ilgili stratejilerin belirlenmesi.

3. Okulların hesap verebilirliğinin artırılması.

4. Profesyonel okul yöneticisi eğitimlerinin yapılması ve okul yöneticiliğinin bir statü haline getirilmesi.

5. Belirli il merkezlerinde öğretmen akademilerinin oluşturulması ve öğretmenlerin profesyonel destek alması.

6. Her okulda değil ama eğitim bölgelerinde belirlenecek birkaç okul merkezinde öğrencilerin akademik ve sosyal yönlerini destekleyici programların yapılması.

7. Eğitimde özellikle dezavantajlı eğitim bölgelerine yönelik pozitif ayrımcılık politikalarının hayata geçirilmesi, eğitim desteğinde öncelikli bölgelerin belirlenmesi.

8. Okullarda alternatif müfredat ve ders kitabı yazım projelerinin geliştirilmesi.

9. Ortaokul ve liselerde hamilik (mentorluk) uygulamalarının başlatılması.

10. Okulların donanım ve alt yapı eksikliklerinin giderilmesi.

Her bir başlık üzerine uzun değerlendirmeler yapılabilir ve bu 10 madde artırılabilir ya da detaylandırılabilir. Bunlar, tam manasıyla hayata geçirilebilirse Türkiye’de okul dışı kay-naklara yönelim bitme noktasına gelecektir. Öğrencilerin akademik ve sosyal becerileri, okula ilgisi ve aidiyeti artacaktır. Dolayısıyla okulların akademik ve sosyal başarısı da artacaktır. Bunların yapılması, öğretmen ve okul yöneticileri açısından da büyük öneme sahiptir. Zira okul yöneticisi ve öğretmenlerin okula ilgisi ve aidiyeti öğrencilerdeki kadar önemlidir. Yeni düzenleme ile okula gelen farklı akademik ve sosyal arka plandan öğrencilerin aynı ortamı paylaşması ilk başta yönetimi zor bir süreç doğurabilir. Mesela öğretmenler açısından sınıf yönetimi ilk zamanlarda yorucu olabilir. Bunun için profesyonel hizmet içi eğitim desteklerine iş başında ihtiyaç duyacaklardır.

Eğitim göçü olur mu?

Şahsen yeni uygulama ile birlikte kitlesel bir hareketlilik kesinlikle öngörmüyorum. Bu konuda da velilerin sakin olmaları ve Bakanlıktan yapılacak açıklamalar dışındakilere itibar etmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Bununla birlikte, çok mikro düzeyde bazı hareketlilikler olabilir ki, bunlar da yanlış yönlendirmeler neticesinde ortaya çıkabilir. Emlak piyasasının ve medyanın ortaya koymuş olduğu tavır da bir tür kamuoyu manipülasyonudur. Burada öncelikle Bakanlığa ve bilhassa medyaya ciddi sorumluluklar düşmektedir. Bakanlık eğitim bölgeleri bağlamında kamuoyunu titizlikle bilgilendirmeli belki bu sürecin daha iyi yönetilmesi açısından sırf sınavla ilgili soruların alındığı Bakanlık merkezinde ya da illerde çağrı merkezleri oluşturulabilir. Medya ise reyting kaygısından dolayı kulaktan duyma haberlerle asılsız eğitim haberciliği yapmamalıdır. Oluşturulan yanlış algıların ve bilgilendirmelerin sonradan düzeltilmesi sanılandan çok daha zor olabilmektedir.

Son olarak, Bakanın açıklamalarının ardından yeni uygulama ile 10-20 yıl öncesine dönüldü mü derseniz “Hayır” derim çünkü 10-20 sene önce liseler zorunlu değildi, dolayısıyla lise okullaşması yani talep bu kadar fazla değildi. Nihayetinde Türkiye’nin eğitim sosyolojisi 10-20 yıl önceki sosyoloji ile aynı değil, köprünün altından çok su geçti...

@ipekcoskun

TEOG yerine gelen yeni sistemin neleri değiştirdiği Milli Eğitim Bakanı İsmet YIlmaz tarafından açıklandı. Liselere geçişte kullanılacak olan yeni sistemde nitelikli okul sınavına katılım sağlamak istemeyen öğrenciler de bulunabilecek. Peki, TEOG yerine gelen sınav sistemi neleri beraberine getiriyor? İşte, liselere giriş sınavı hakkında TEOG yerine gelen sistem hakkında bazı detaylar

MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sisteminin kaldırılmasının ardından binlerce velinin heyecanla beklediği yeni liseye giriş sistemini dün katıldığı AA Editör Masası programında açıkladı. Yılmaz’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

KOLAY SİSTEM: Çocuğu 6. sınıftan itibaren sınava hazırlayan değil de stresi azaltan, kolay bir sistem getirdik. Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini geliştirdik. Öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek.

5 TERCİH HAKKI: Evlatlarımız 5 tercihte bulunacak. Her okul türüne göre seçim yapabilecek. Hiçbir öğrencimizi istemediği okul türüne yerleştirmeyeceğiz. 8’inci sınıfta 1 milyon 200 bin öğrencimiz var. Yeni sistemle bütün veliler, çocuklarını ortaokula yerleştirirken evlatlarının hangi liseye gidebileceğini de bilecek. Ortaokulla lise arasında bir bağ kuruyoruz. Sınav baskısı kalkacak. Bu, yüzde 90’ın üzerindeki öğrenciler için.

OKUL BAŞARI PUANI ESAS: Diyelim ki bir okula 100 öğrenci talebi var, orada da okul başarı puanını esas alacağız. Okul başarı puanı esas alınarak liseye yerleştirme yapılacak.

KÖKLÜ LİSELER SINAVLA ALACAK: Yüzde 92’ye kimse bakmıyor. Herkes geri kalan yüzde 8 ne olacak diyor? Ülke genelinde belirlediğimiz farklı illerdeki sınırlı sayıdaki okullarımıza sadece isteyen 8’inci sınıf öğrencilerinin girebileceği bir sınav hazırladık. 600 gibi bir okuldan bahsediyoruz. Fen, sosyal bilimler, proje liseleri bunun içine giriyor. Mayıs gibi bu liselerin ismini ve sayısını açıklayacağız.

ÖRNEK SORULAR: Sınava girmek isteğe bağlı. Velilerimiz ister çocuklarını bu sınava yönlendirir, isterse yönlendirmez. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı. Artvin’deki de Hakkâri’deki de isterse Ankara Fen Lisesi’ne girebilecek. Bütün sorular bakanlığımızca, merkezden hazırlanacak. Öğrenciler bulunduğu illerde, kendi okulunda, sınıfında sınava girecek. Haziranda, okullar kapanmadan bir hafta önce yapacağız bu sınavı. Sonuçları da haziranda ilan edeceğiz. Çoktan seçmeli soruların yer aldığı, sözel ve sayısal olmak üzere iki bölüm ve tek oturumdan oluşacak. Temel dersleri içerecek, toplam 60 sorudan oluşacak, 90 dakikalık bir süre var. Örnek sorularımızı yayınlayacağız.

ÖZEL OKULLARA SINAV HAKKI: Özel okullar isterlerse, sınav yapabilirler. Yapacaklar. İsterlerse bizim sonucumuzu da alabilirler.”

TERCİH DIŞI BİR OKULA GÖNDERMEYECEĞİZ
“EĞİTİM bölgeleri sisteminin nasıl oluşturulduğu ortaya çıktığında vatandaşımızın istenilmeyen okul türüne yerleştirilme gibi bir kaygısının olmayacağı da anlaşılacak. Velinin tercihi dışında öğrencimizi herhangi bir okula göndermeyeceğiz. Eğitim bölgelerini o şekilde oluşturacağız ki, velimizin istediği meslek, Anadolu, imam hatip lisesi de içinde olsun.

FARKLI AKADEMİK DÜZEYLER: Farklı akademik düzeylerde, farklı bilgi ve birikimdeki öğrenciler bir araya gelecek. Akademik çeşitlilik okulun bilgi ve akademik düzeyini yükseltecek. Öğretmenimiz alttakine göre değil, üstekine göre onları hazırlayacak. Esas gayemiz sınavsız liselere geçişi sağlayabilmek. Bunun için bütün liselerimizi fen, sosyal bilimler ve proje okullar ayarına çıkarmamız lazım.

TEOG’LA YERLEŞENLER GEÇİŞ YAPAMAYACAK: Bundan sonraki kayıt alacağımız öğrenciler için taban puanı kalkmıştır. Adrese en yakın okula kaydını yapacağız. TEOG puanıyla girmiş öğrencinin değişiklik yapmasına izin vermeyeceğiz. Danıştay’ın bir kararı var; bir öğrencinin taban puanının üstündeki okula kaydedilemeyeceğiyle ilgili.

ADRES TAŞIMAYA KARŞI ÖNLEM: (Diyelim ki, İstanbul’da çok iyi lise var, bunun yanına taşınacağım. O zaman bu okula girebilecek miyim?) Okulda kontenjan varsa girersiniz. Ancak herkesin sizin gibi o siteden ev alacak durumu yoktur. Ancak saydığımız 600’e yakın lise zaten sınavla alacak. İstanbul Lisesi’ne girebilmenin şartı sınavda başarılı olmak. Kazanamazsa adrese dayalı sisteme bağlı olarak kendi evine yakın 5 okulu daha tercih etmesini isteyeceğiz. 1 milyon 200 bin öğrencimizi daha az stresli bir sistemle liseye yerleştireceğiz. (Adres taşıma gibi uygulamalar için) Bunlara karşı bir çözüm bulabilmek mümkün. Kontrol mekanizmaları var.

GÖRÜŞLERE AÇIĞIZ: Herkesin görüşüne açığız. MEB’in internet sitesi, Twitter’ı, mail’i var. This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.’ye de yazabilirler.”

ÖZEL OKULLAR SINAV İÇİN KARARINI VERDİ

İstanbul’da sınavla öğrenci alan ve aralarında yabancı özel liselerin de olduğu 50 okul Türkiye Özel Okullar Derneği bünyesinde bugün sabah toplantı yaptı. Toplantı sonrasında dernek tarafından yapılan açıklamaya göre, özel okullar tüm öğrencilerin girebileceği ve haziran ayında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılacak sınavın sonuçlarına göre öğrenci kabul edecek.

Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal şunları söyledi:

“Bu sene bakanlığın yapacağı sınavı kullanacağız. Bakanlık ile önümüzdeki hafta başında görüşeceğiz. Onlardan onay alacağız. Kararımızı uygun gördükleri anda bunu okullara duyuracağız. Bu sene hiçbir okul ayrı sınav yapmayacak. Bizlerin toplu bir sınavı da olmayacak. Eğer Bakanlıkla teknik olarak büyük bir sorun çıkarsa bu durumda kendi sınavımızı yaparız.



ÖSYM'DEN FLAŞ KARAR

ÖSYM son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı! ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

"Olağan dışı bir durumda suç duyurusunda bulunacağız"

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı.

Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

Birim, 34 joker aday belirledi

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti.

Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

KAYNAK: http://www.star.com.tr/yasam/teog-yeni-sinav-sistemi-son-dakika-meb-haberleri-liselere-giris-yeni-sinav-sistemi-nasil-olacak-haber-1274022/

SON HABERLER & ANALİZLER

YAKLAŞAN ETKİNLİKLER

Neslin Koleji

Kolejimiz 2016 yılında kurulmuş olup 20 yıla varan dershane tecrübemizi kolej ile taçlandırmış bulunmaktayız. Çıktığımız bu yolda dershaneden edindiğimiz tecrübeleri kolejimize entegre ederek bıkmadan usanmadan sıkılmadan kararlı ve dik bir duruş ile ilimizde çağdaş yenilikçi ve lider pozisyonunda bir kolej olmak en başta hedefimizdir.

VİZYONUMUZ :

Çağdaş ve modern imkanlar ile milli ve evrensel değerlere sahip bireyler yetiştiren önder ve örnek kurum olmaktır.

MİSYONUMUZ:

Beden, zihin, ahlak ve sosyal bakımdan dengeli, kültürel değerlerimizi özümsemiş, bilimsel, analitik ve kritik düşünen, üretken, araştıran ve sorgulayan, yeniliğe ve değişime açık, kendisine güvenen, sosyal sorumluluk sahibi, toplumda etkin rol almaya hazır nesiller yetiştirmektir.

KALİTE POLiTAKAMIZ:

Neslin Eğitim Kurumlan olarak; alanında uzman, mesleğini seven bir ekip ile; geleceğimizin teminatı olacak çocuklarımızı, ulusal ve evrensel değerlerle donatmak. Beklentileri karşılanmış veliler ve paydaşlarla bir eğitim markası olmaktır.

    KALİTELİ BİR EĞİTİM MODELİ

  • Eğitim aktif ve çocuğun ilgilerine göre olmalıdır.
  • Öğretimde problem çözme yöntemi esas alınmalıdır.
  • Okul, yaşama hazırlık değil yaşamın kendisi olmalıdır.
  • Öğretmenin görevi yönetmek değil, rehberlik etmek olmalıdır.
  • Okul, öğrencileri yarışmaktan çok işbirliğine yöneltmelidir.
  • Demokratik eğitim ortamı oluşturulmalıdır.

EĞİTİM MODELİMİZ

Eğitim aktif ve çocuğun ilgilerine göre olmalıdır.

Öğretimde problem çözme yöntemi esas alınmalıdır.

Okul, yaşama hazırlık değil yaşamın kendisi olmalıdır.

Öğretmenin görevi yönetmek değil, rehberlik etmek olmalıdır.

Okul, öğrencileri yarışmaktan çok işbirliğine yöneltmelidir.

Demokratik eğitim ortamı oluşturulmalıdır.